Gökkuşağının hikayesi

Yaşanmış hikayeler,efsaneler ve hayatımızdan anılar

Gökkuşağının hikayesi

Mesajgönderen hilal » 14.06.2006, 18:20

Dünyanın bütün renkleri bir gün biraraya toplanmışlar ve hangi rengin en önemli en özel olduğunu tartışmaya başlamışlar:

YESIL demiş ki: "Elbette en önemli renk benim. Ben hayatın ve umudun rengiyim, çimenler, ağaçlar, yapraklar için seçilmişim, şöyle bir yeryüzüne bakin, her taraf benim rengimle kaplı."

MAVI hemen atılmış:"Sen sadece yeryüzünün rengisin, ya ben? Ben hem gökyüzünün hem denizin rengiyim. Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir, ve huzur olmadan siz hiçbir ise yaramazsınız""

SARI söz almış: "Siz dalga mi geçiyorsunuz?Ben bu dünyaya sıcaklık veren rengim, güneşin rengiyim, ben olmazsam soğuktan donarsınız hepiniz"

TURUNCU onun sözünü kesmiş: "Ya ben? Ben sağlık ve direncin rengiyim, insan yaşamı için gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur, portakalı, havucu düşünün, ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama güneş doğarken ve batarken gökyüzüne o güzel rengi veren de benim unutmayın"

KIRMIZI daha fazla dayanamamış: " Ben hepinizden üstünüm! Ben kan rengiyim!! Kan olmadan hayat olur mu! Ben tehlike ve cesaretin rengiyim! Savaşın ve ateşin rengiyim!! Aşkın ve tutkunun rengiyim! Bensiz bu dünya bomboş olurdu!"

MOR ayağa kalkmış: "Hepinizden ustun benim, ben asalet ve gücün rengiyim. Butun krallar, liderler beni seçmişlerdir, ben otorite ve bilgeliğin rengiyim, insanlar beni sorgulamaz., dinler ve itaat ederler"

ve bütün renkler hep bir ağızdan kavgaya tutuşmuşlar, her biri diğerini itip kakıyor "en büyük benim" diyormuş, derken, bir anda şimşekler çakmış, ve yağmur damlacıkları gökten düşmeye başlamış, bütün renkler neye uğradıklarını şaşırmışlar, korkuyla birbirlerine sarılmışlar, ve YAĞMUR' un sesi duyulmuş...

"Sizi aptal renkler, bu kavganızın anlamı ne, bu üstünlük çabanız neden? Siz bilmiyor musunuz ki her biriniz farklı bir görev için yaratıldınız,birbirinizden farklısınız ve her biriniz kendinize özelsiniz şimdi elele tutusun ve bana gelin"

Renkler bunun üzerine kendilerinden çok utanmışlar, elele tutuşup birlikte gökyüzüne havalanmışlar ve bir yay seklini almışlar, Yağmur onlara "bundan böyle..."demiş," her yağmur yağdığında siz birleşip bir renk cümbüşü halinde gökyüzünden yeryüzüne uzanacaksınız, ve insanlar sizi gördükçe huzur duyacaklar, güç bulacaklar, insanlara yarınlar için umut olacaksınız.....gökyüzünü bir kuşak gibi saracaksınız ve size GOKKUSAGI diyecekler, anlaştık mi?"


Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız, ve hepimiz özeliz, bunu bilerek etrafımızla uyum içinde yaşamalıyız.
hilal
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 2009
Kayıt: 02.03.2006, 14:00
Konum: Aksaray


0 kez teşekkür etti.
0 mesajına 0 teşekkür aldı.

Ynt: Gökkuşağının hikayesi

Mesajgönderen cacabey » 21.06.2008, 10:31

hilal yazdı:
Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız, ve hepimiz özeliz, bunu bilerek etrafımızla uyum içinde yaşamalıyız.



tşk. payalaşımın için.
Gözlerimdeki pırıltıyı fark ettiğin zaman,
Üşenme sarıl boynuma anlamışımdır mutlaka sevdiğini,
Belli olur gözlerimden hemen,
Alışık değiller çünkü öyle parlamaya,
Kullanıcı avatarı
cacabey
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 3057
Kayıt: 16.03.2008, 13:16
Konum: Her Zaman ve Her Yerde


46 kez teşekkür etti.
81 mesajına 105 teşekkür aldı.

Ynt: Gökkuşağının hikayesi

Mesajgönderen Anne » 30.06.2008, 00:09

Mükemmel bir paylaşım sevgili Hilal......herkez bunu bir bilebilse!!! uyum içinde yaşayabilse ne kadar güzel olurdu.......teşekkürler..... :cicek
Anne
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 2566
Kayıt: 24.02.2007, 20:12
Konum: İstanbul


67 kez teşekkür etti.
11 mesajına 13 teşekkür aldı.

Ynt: Gökkuşağının hikayesi

Mesajgönderen unutulur » 30.06.2008, 01:10

hilal yazdı:
Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız, ve hepimiz özeliz, bunu bilerek etrafımızla uyum içinde yaşamalıyız.



            Hepimiz bir birimizden farklı yaratılışta farklı karekterdeyiz, ama bir bütünün parçaları gibi herkesin bu dünya üzerinde bir görevi bir özelliği var bir düzen bir gaye üzerine yaratılmışız.
            Milyarlarca parçası bulunan bir yap-bozun  küçük birer parçaları gibiyiz.Ancak biraraya gelince gökkuşağı gibi bir bütün oluşturabiliyoruz.

                            ------------------------------------------------------------

Gökkuşağı Nedir? Neden Yuvarlaktır.

Su damlası ve yakıcı güneş. İşte gökkuşağı bunlardan oluşur. Atalarımız gökkuşağından çok korkarlardı. Onu Tanrıların elçilerinin geçmesi için yapılmış bir köprü olarak görüyorlardı. Yağmur ve güneş ile ilişkisi ilk olarak milattan önce 310 yıllarında Aristoteles tarafından ileri sürüldü. Günümüzde ise bir sır olmaktan çıktı.

Altından geçenin cinsiyetinin değişeceği veya yere değdiği noktada bir küp altın gömülü olduğu lafları sadece şakalarda kullanılıyor. Zaten gökyüzünde sabit bir gökkuşağı oluşmuyor. Herkesin bakış yönüne göre, gördüğü gökkuşağı farklı yerde oluyor. Gökkuşağının görüldüğü yere doğru gidilince görülebildiği sürece kişiye hep aynı mesafede kalıyor.

Gökyüzünde gökkuşağı gördüğünüz vakit biliniz ki, o yağmur damlalarından oluşmaktadır ama güneş kesinlikle arkanızdadır. Güneşin paralel ışınları başınızın üstünden geçerek yağmur damlalarına çarparlar. Yağmur damlaları burada ışığı renklerine ayıracak bir prizma görevi görürler.

Sarı gibi görünmesine rağmen güneş ışığı aslında beyazdır ve bütün renkler onun içindedir. Yağmur damlasının içine girince kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renklere ayrışır. Mor renk çemberin içinde kırmızı ise en dışındadır.

Yağmur damlası çocukken oynadığımız misket veya bilye gibi küresel saydam bir şekildedir. Güneş ışığı bu kendi tarafındaki yüzeyinden doğrudan içine girer. İçinde renklere ayrışır ve kürenin arka duvarına vurarak gerisin geriye yansır. Işığın damlanın ön yüzünden değil de arka yüzünden yansımasının nedeni içbü***, dışbü*** mercek özelliklerindendir.

Ayrışmış renkler, içbü*** arka yüzden çeşitli açılarda yansımaları sonucu gözümüze sırayla dizili renklerden oluşmuş bir bant şeklinde görünüyorlar. Gökkuşağını görebilmek için Güneş, biz ve yağmur damlaları, muhakkak belirli bir açıda dizilmek zorundayız. Ama daha önemlisi milyonlarca yağmur damlasından yansıyan ışınların gözümüze geliş açıları mutlaka aynı olmalıdır ki biz gökkuşağını görebilelim.

Yağmur damlalarından yansıyan ışınların gözümüzde odaklaşabilmeleri için bir daire şeklinde dizilmiş olmaları gerekir. Aslında o bölgedeki bütün yağmur damlaları gelen ışığı renklere ayrıştırarak yansıtırlar ama sadece bir yarım daire içinde olan yağmur damlalarından yansıyanlar gözümüze odaklaşırlar.

Biz de sadece o yağmur damlalarından gözümüze gelen renklerine ayrılmış ışınları görebildiğimizden gökkuşağını da yarım daire şeklinde görürüz. Bazen bir uçaktan veya yüksek bir dağdan baktığımızda gökkuşağını tam daire şeklinde görmemiz de mümkün olabilmektedir.

Güneş ne kadar yüksekse gökkuşağı dairesi de o kadar aşağı iner. Bunun içindir ki yedi renkli gökkuşağını sabah ve akşam yağışlarından sonra daha çok görürüz.

Genellikle fark edilmez ama gökkuşağı daima içice iki halkadan oluşur. İkinci kuşak pek dikkat çekmez. Bir ikinci zayıf kuşağın daha bulunmasının nedeni bazı güneş ışıklarının su damlasının iç yüzeyine bir kez değil iki kez çarpmalarıdır. Böylece parlaklıklarını yitiren ışıklardan oluşan ikinci gökkuşağı zar zor görülür. Birinci kuşakta kırmızı renk şeridin en dışında iken ikinci kuşakta en içtedir. Diğer renklerin sıralamaları da terstir.

-alıntı-
Dost elinden gel olmazsa varılmaz,
Rızasız bahçanın gülü derilmez.
Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez.
Gönülden gönüle giden yol, gizli gizli.
Kullanıcı avatarı
unutulur
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 2197
Kayıt: 26.12.2007, 16:42
Konum: Ankara


124 kez teşekkür etti.
59 mesajına 86 teşekkür aldı.

Ynt: Gökkuşağının hikayesi

Mesajgönderen unutulur » 30.06.2008, 11:00

[img width=600 height=409]http://www.resimrehberi.com/files/x-large-photo/image.php?image=gokkusagi.jpg&maxim_size=716[/img]

 
   Gökkuşağı

Bir gül vermek isterdim sana
Göz yaşlarımla ıslanmış yapraklarıyla
Sana yine seviyorum demek isterdim
Gökden boşalırcasına yağan yağmur altında

İlk günkü gibi, candan
Yürekden sevmek,sevilmek isterdim
Sarılmak doyasıya koklamak isterdim saçlarını
Yağmurdan sonra çıkan gökkuşağı altında

Ayrı geçen günleri unutmak
Unutturmak isterdim
Herşeye yine,yeni başdan
Başlamak isterdim seninle
Rengarenk bir gökkuşağı altında

-alıntı-
Dost elinden gel olmazsa varılmaz,
Rızasız bahçanın gülü derilmez.
Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez.
Gönülden gönüle giden yol, gizli gizli.
Kullanıcı avatarı
unutulur
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 2197
Kayıt: 26.12.2007, 16:42
Konum: Ankara


124 kez teşekkür etti.
59 mesajına 86 teşekkür aldı.

Ynt: Gökkuşağının hikayesi

Mesajgönderen anders50 » 01.07.2008, 14:51

verdiğiniz güzel bilgiler için teşekkürler arkadaşlar. :cicek :cicek :cicek =D>
YAR, BEN ÖLEYİM SEN DİRİL....
Kullanıcı avatarı
anders50
Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı Kullanıcı
 
Mesajlar: 600
Kayıt: 26.01.2008, 23:02
Konum: Kayseri


47 kez teşekkür etti.
40 mesajına 54 teşekkür aldı.



Dön Hikayeler ve Anılar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir